Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

29 Ekim 2014 Çarşamba

organik

Her yıl bodrum dönüşü Milas yolunda bi abladan taze ayçekirdeği alırım, çuvalla. Döndükten sonra o 15 gün evden çıkmadan çekirdek yiyip film izlemek rutini pek keyiflidir. Ev ay çekirdeği tarlası gibi kokar hem. Bu sene ilginç bi şey oldu. Tarlaya bıçakla iner, çekirdekleri kendimiz toplarız. İlk kez tarlanın öteki ucuna gitmek zorunda kaldık. Pek tabii bağlı bir köpek. Salyalarını saça saça havlıyor. Ablanın eşi geldi yanıma. Dedim "dayı, bu çocuğu açıyo musunuz hiç?" , dedi yok. E ondan havlıyo bu hayvan böyle, yazık diil mi dedim. Dedi ki köpek o yahu. Dedim e allaha inanıyon di mi. Dedi he. Dedim ki o zaman günahın ne olduğunu da biliyon. Dedi günah mı bu? Dedim günah. Git şu kovayı suyla doldur da getir. Aldı kovayı doldurdu getirdi. Çocuk suyu içti, ben yanaştım acık. Çocuk sustu, kulaklarını indirdi ve uzandı. Ben biraz daha konuştum onla. Dayı dedi ki " okudun mu sen bu köpeğe?", dedim yok. E nasıl sustu bu hayvan, herkese havlar bu. Dedim dayı havlamazsa su vermiyceeni düşündüğünden havlıyo. Sen havladığı için hayvana su vermiyosun. Hayvan daha da çok havlıyo. Arada geceleri çözsen, önünden suyunu eksik etmesen bu köpek yine tarlanı korur ama sürekli havlamaz, anladın mı dediğimi? Dedi anladım. Ne okudun çocuğa? Dedim sır...Köpek sustu. Ben biraz daha ilerledim. Bi kadın bir leğenin önüne çökmüş domates doğruyor. Dedim kolay gelsin. Ağzından uluma gibi bi şeyler çıktı. Baktım bakışları da tuhaf. "Salça mı yapıyosun", bıçağı şöyle bi salladı. Dedim herhalde git başımdan diyor. Uzaklaştım az. Buzağıya bakıyorum güya ama bi gözüm kadının üzerinde. Kadın doğradığı domateslerden birini ağzına götürüyor. Sonra onu leğenin içine tükürüp başka bi domatesi ağzına alıyor. Ayakları tarladan sızan çamurun içinde, çıplak. Leğenin içine giriyor sonra. Bir yandan da işiyor altına. Pislikten katılaşmış şalvarından leğene akıyor çişi. Domatesleri çiğniyor ayaklarıyla. Elindeki bıçağı sallaya sallaya bi şeyler mırıldanıyor... Topluyoruz açyekirdeklerini. Ablaya soruyorum bu kız kim, ilk kez görüyorum. Kızıymış. Küçükken kafasının üstüne düşürdüm onu diyor. Biraz aklı kıt diye ekliyor gözleri dola dola. Diyorum sen mi bakıyosun? Yemeğini bile ben yediriyorum diyor. 24 yaşında, ineklerle yatıp kalkıyor. Aralıksız havlayan ve ömründe hiç koşmamış bir köpeğin yanında. Salça yapıyor işeye işeye. Domateslerle konuşuyor. Diyorum bi doktor görse, diyor gördü çocukken. Omuzlarım çöküyor. Ay çekirdeklerini arabaya yüklerken arkamıza bir jip yanaşıyor. Araçtan bronz heykele benzeyen bir abla iniyor. Muhtemel bizim ablayla aynı yaşlarda.
Ve soruyor: Organik salçan var mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder